Dilbilim Nedir?


DİLBİLİM, dilleri ses, biçim, an lam ve söz dizimi bakımından, tarihsel ve toplumsal yönleriyle, hem genel hem de karşılaştırmalı olarak inceleyen bilimdir. Dilin, insan düşüncesi, fiziği, ruh yapısı ve çeşitli eylemleriyle ilişkili olması gibi, dilbilim de bütün bunları kendisine konu yapan diğer bilim dallarıyla (felsefe, fizyoloji, tarih, psikoloji, toplumbilim vb.) ilişkilidir.

Dilbilim, Eski Yunan’da felsefeye; Ortaçağ ile Fransız Klâsizmi döneminde mantığa; daha sonra ise filolojiye bağlı olarak gelişmiş, ancak XIX. yy’da bağımsız bir bilim durumuna gelebilmiştir. Çağdaş dilbilim Ferdinand de Saussure tarafından ortaya konmuştur.

Dilbilimin insanlık tarihindeki tüm dilleri betimleyerek evrensel yasalara varması gerektiğini söyleyen Saussure, Dil’i toplumsal, Söz’ü ise bireysel bir olgu olarak ele almıştır. XX. yy’da ilerleyen dilbilim çalışmaları başlıca şu dallara ayrılmaktadır; Sesbilim (fonetik), fonoloji, dizimbilgisi (sentaks), biçimbilgisi (morfoloji), anlambilim (semantik), sözcükbilim (leksikografi), adbilim (onomostik), lehçebilim (diyalektoloji). Dilbilim, dile ilişkin kuralları inceleyen Dilbilgisi’nden ve yazılı metinleri taşıdıkları edebi değerler yönünden inceleyen Filoloji’den ayrılır.

Dilbilim, sesbilgisi bakımından fiziğe ve fizyolojiye, anlam ve düşünce aracılığıyla mantığa ve psikolojiye, türlü diller konuşan insan toplulukları bakımından toplumbilim, antropoloji ve etnolojiye, dillerin eskiliği ve tarih boyunca geçirdiği değişiklikler bakımından tarihe, dillerin yeryüzünde dağılışı bakımından coğrafyaya, kullanılış bakımından folklora ve edebiyata, dilin sosyal yönleri bakımından ise felsefeye bağlıdır.

Türkiye’de dilbilim ile ilgili çalışmalar, başlangıçta oldukça dar bir çerçeve içinde kalmıştır. 1932’den başlayarak Türk Dil Kurumu çevresinde araştırmalar yapılmış; 1960’tan sonra ise Özellikle üniversite çevrelerinde dilbilim çalışmaları yoğunlaşmıştır.

Görsel Kaynaklar: 12
Derlenmiş kaynak: Milliyet Genel Kültür Ansiklopedisi …